1960
 
      1 Ocak: Nur Cemaati lideri Said-i Nursi, İstanbul'a geldi. Nurcular faaliyetlerini genişletiyorlar.
    8 Ocak: Hirfanlı Barajı hizmete girdi.

    25 Şubat: CHP'den Cemil Sait Barlas, 10 ay hapse mahkum oldu.

    26 Şubat: Hükümet, İnönü'nün diğer birkaç milletvekili ile birlikte dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi.

    7 Mart: Gazeteci Ahmet Emin Yalman, 15 ay 16 günlük mahkumiyetini çekmek üzere cezaevine girdi.

    2 Nisan: İnönü'nün Kayseri gezisinde olaylar çıktı.

    5 Nisan: CHP Meclis Grubu, yayınladığı bildiriyle, son olaylar üzerinde durarak, yurdun selameti bakımından seçimlerin bir an önce yapılmasını istedi.

    7 Nisan: Başbakan Menderes Parti Grubunda konuştu: "Memleket bugün kabili idare olmaktan çıkmıştır. İşler çoktan laçka olmuştur. Adliye işlemez hale gelmiş, idare aciz düşmüştür..."

    15 Nisan: Gazeteci Ahmet Emin Yalman, sağlık durumundan ötürü tahliye edildi.

    18 Nisan: DP Bursa Milletvekili Mazlum Kayalar ve Denizli Milletvekili Baha Akşit'in, 'CHP'nin yıkıcı, gayri meşru ve kanun dışı faaliyetlerinin memleket sathında cereyan tarzı ve bunların mahiyetlerinin nelerden ibaret olduğunu tahrik, tespit ve memleketin her tarafında yagın bir halde görülen kanun dışı siyasi faaliyetlerin muhtelif sebeplerine intikal etmek, matbuat meseleleriyle adli ve idari mevzuatın ne suretle tatbik edilmekte olduğunu tetkik eylemek üzere Meclis tahkikatı açılmasını isteyen önergeleri' kabul edildi.
        Önergenin görüşülmesi esnasında Mecliste sert tartışmalar yaşandı. İnönü: "... Biz demokratik rejimi kurduk. Bu demokratik rejimi, istikametinden ayırıp baskı rejimi haline getirmek tehlikeli bir şeydir. Bu yolda devam ederseniz, ben de sizi kurtaramam..." dedi.

    27 Nisan: Tahkikat Encümeni Selahiyet Kanunu, uzun ve çetin tartışmalardan sonra kabul edildi. 12 CHP Milletvekili 3-6 celse çıkarma cezası aldı. CHP Lideri İnönü, 12 celse çıkarma cezasına çarptırıldı. Meclis görüşmelerinin yayınlanması yasaklandı.

    27 Nisan: Mersin Limanı hizmete açıldı.

    28 Nisan: İstanbul ve Ankara'da meydana gelen olaylar üzerine iki şehirde de sıkıyönetim ilan edildi.

                    -İstanbul Üniversitesi'nde, DP aleyhinde gösteri yapıldı.

    29 Nisan: Ankara ve İstanbul Üniversiteleri bir ay süre ile kapatıldı.

    1 Mayıs: İstanbul'da bir günlük, gündüz sokağa çıkma yasağı kondu.

    2 Mayıs: NATO Bakanlar Konseyi, İstanbul'da toplandı. Protesto gösterileri yapıldı.

    3 Mayıs: İnönü, Başbakan Menderes'in radyo konuşmasına cevap vererek yapılan isnatları reddetti, Meclis ve basında fikirlerini açıklamak imkanından yoksun olduğu için, cevabının radyoda yayınlanmasını istedi.

    3 Mayıs: Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel, yazılı olarak hükümeti uyarmak istedi. (mektup ihtilalden sonra açıklanmıştır.)
        "Aziz Vekilim,
          Dün geceki konuşmalarımızın ışığı altında, zatı alinizi memleketin huzur ve istikrarı için alınması lazım gelen tedbir ve kararlar hakkındaki görüşlerimi arzetmeyi milli ve vatani bir vazife bilirim.
          Sayın Başbakanın açıklamalarını dinledim ve okudum. Bunlarda, benim düşüncelerimin kabulüne müsait bir zemin henüz mevcut olmadığı aşikar olarak belli ise de, yine de düşüncelerimin sizlere iblağının zaruretine inanıyorum.
          Muhterem Vekilim,
          Şu hakikati kabul etmek lazımdır ki, Kayseri hadiseleriyle başlayıp son karar ve feci olaylara kadar devam eden vak'alar vatandaş ruhunda derin teessür ve Hükümete karşı telafisi güç hoşnutsuzluklar yaratmıştır. Hele, Ordunun, talebelere karşı akılsızca kullanılması  işin vahametini artırmış, Ordu mensuplarında huzursuzluk ve güvensizlik hisleri belirmiş, korkulan şey olmuş, Ordu politikaya karıştırılmıştır.
          Sayın Vekilim,
          Bu ahval küçümsenecek, cebir ve şiddetle geçiştirilecek şeylerden değildir. Memleket, Hükümet ve Partinizin düştüğü bu müşkül vaziyeti kurtarmak için sükunetli, fakat ciddi ve cezri tedbirler almak lazımdır. Bu tedbirler şunlar olmalıdır:
     1-Cumhurbaşkanı istifa etmelidir. Çünkü bütün fenalıkların bu zattan geldiği hakkında memlekette umumi bir kanaat vardır.
     2-Kabinede iyi kabul edilmeyen ve suihalleri bütün memlekette yayılmış bulunan zevat çıkartılmalı, yeni Kabine mutlak dürüst, makul, zorcu değil, adalet ve şefkat hissi taşıyan zevattan kurulmalıdır.
     3-İstanbul, Ankara Valileri, Emniyet Müdürleri süratle değiştirilmelidir.
     4-Ankara Örfi İdare Kumandanı derhal değiştirilmelidir.
     5-Son çıkarılan ve tahkikat komisyonları ihdas eden kanun kaldırılmalıdır.
     6-Mevkuf gazeteciler af kanunu ile kısa zamanda tahliye edilmelidir.
     7-Son hadiselerde tevkif edilen talebeler serbest bırakılmalı, ilim müesseseleri yeniden faaliyete geçmelidir.
     8-Şimdiye kadar çıkarılan bütün antidemokratik kanunlan tedricen kaldırılmalıdır.
     9-Vatandaşın hürriyet ve eşit muamele hakkına mutlak surette riayet edilmelidir.
    10-Ordunun meseleleri süratle halledilmelidir.
    11-Din istismarcılığından vazgeçilmelidir.
    12-Suiistimaller oluyor mu, bilmiyorum, fakat, olduğu hakkında umumi bir kanaat mevcuttur ve milletin hükümete itimatsızlığına sebep olmaktadır. Bu gibi kötülüklerin süratle bertaraf edilmesi lazımdır.
    13-Müstesna zamanlar ve günler haricinde Hükümet büyüklerinin memleket gezilerinde suni büyük vatandaş toplulukları ile karşılanmaları usulü terk edilmelidir.
          Muhterem Vekilim,
          Bu yazdıklarım asla bir parti ve politika mülahaza ve tesiriyle yazılmamıştır. Memleketin durumunun bu tedbirlerin alınmasını zaruri kıldığına inandığım için arz edilmiştir.
Sizlerin vatanperverlik ve vicdanlarınıza hitap ediyorum. İyi düşününüz. İyi yapınız. Memlekette çok şeyler yaptığınız muhakkaktır. Fakat, bu asla kafi değildir. Bu yapılan işleri müstemleke idarecileri de yapar, yapıyor ve yapmıştır. Asıl mühim olan toplumun ruhunda yaşama zevk ve azminin geliştirilmesi hak ve hürriyet aşkının kökleştirilmesi ve vatandaş idrakinin yüksek ve necip hislerle donatılmasıdır. Olaylar bu yolda olmadığınızı göstermektedir. Talebelerin hürriyet duygusu ile yaptıkları masumane tezahurata karşı, kıtalar sevk edilmesi ve onların desteği ile emniyet kuvvetlerinin ilim yuvalarının içine kadar girerek talebeleri, profesörleri ile beraber coplarla ve kurşunlarla tedip etmesi, dünyada görülmemiş feci bir şeydir. Bu hengamede kız talebelerin yürekler parçalayan çığlıklarının analar, babalar ve halk ruhunda onulmaz yaralar açacağını ve açtığını anlamak memleketin huzuru bakımından büyük bir hata ve hazin bir gaflet olduğuna kaniim.
          Bizim gençlerimizde hak, adalet ve hürriyet duygularının gelişmesinden ve kemalinden memnun olmamız lazım gelmez mi? İstikbali, hissiz, duygusuz, müstemleke ruhlu, yalnız maddeci bedbaht insanlara mı bırakmak istiyoruz?
          Sayın Vekilim,
          Maruzatım muhakkak ki çok mühim ve hatta çok cüretkaranedir. Fakat memleket için, Milletin selameti için, Hükümet ve hatta Partinizin kurtarılması için dikkate alınması lazımdır ve hatta çok lazımdır.
          Saygılarımla."

    5 Mayıs: Ankara'da Kızılay'da, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan'ında bulunduğu bir ortamda, gösteriler ve protestolar düzenlendi.

    6 Mayıs: Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel görevinden izinli olarak ayrıldı. Gürsel'in en küçük birliklere kadar uluştırılan telsiz mesajı: 

"K K.Komutanlığı'ndan izinli olarak ayrılıyorum. Bütün arkadaşlarıma veda ederim. Sizlere son sözlerim şu olacaktır: Her şeye rağmen ordunun ve taşıdığınız üniformanın şerefini daima yüksek tutunuz. Bu sıralarda memlekette esen hırslı politika havasının zararlı tesirlerinden kendinizi korumasını biliniz. Ne pahasına olursa olsun, politikadan katiyyen uzak kalınız. Bu sözlerim, şerefli ordunun, kudreti ve memleketin kaderi için hayati ehemmiyete haizdir. Bütün gayretinizi memleket müdafaası için lazım olan kudretinizi artırmağa ve onu en yüksek dereceye çıkarmağa hasrediniz. Sizlere inanıyor, son erden büyük kumandana kadar cümlenizi derin saygı ve sevgi hissi ile selamlıyorum."

    13 Mayıs: Kütahya'da 1.000 hatlık otomatik telefon santrali hizmete açıldı.

    18 Mayıs: Demirköprü Barajı ve Hidroelektrik Santrali hizmete açıldı.

    21 Mayıs: Harp Okulu öğrencileri Ankara'da, İktidar Partisi aleyhinde sessiz bir yürüyüş yaptılar.

    25 Mayıs: Meclis, 20 Haziran 1960 tarihine kadar tatil edildi. Bugünkü birleşimdeki konuşmaların yayınlanması yasaklandı.

    27 Mayıs: 27 MAYIS İHTİLALİ. Türk Silahlı Kuvvetleri idareyi eline aldı. Sabahın erken saatlerinde radyolardan yayınlanan bildiri:
        "Sevgili Vatandaşlar,
          Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır. Bu harekata Silahlı Kuvvetlerimizin, partileri içine düştükleri uzlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler üstü tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında en kısa zamanda adil ve serbest seçimler yaptırarak idareyi hangi tarafa mensup olursa olsun, seçimi kazananlara devir ve teslim etmek üzere girişmiş bulunmaktadır.
          Girişilmiş olan bu teşebbüs, hiçbir şahsa veya zümreye karşı değildir. İdaremiz, hiçkimse hakkında şahsiyata müteallik tecavüzkar bir fiile müsaade etmeyeceği gibi edilmesine de asla müsamaha etmeyecektir. Kim olursa olsun ve hangi partiye mensup bulunursa bulunsun, her vatandaş; kanunlur ve hukuk prensipleri esaslarına göre muamele görecektir. Bütün vatandaşların, partilerin üstünde aynı milletin, aynı soydan gelmiş evlatları olduklarını hatırlayarak ve kin gütmeden birbirlerine karşı hürmetle ve anlayışla muamele etmeleri, ıstıraplarımızın dinmesi ve milli varlığımızın selameti için zaruri görülmektedir.
Kabineye mensup şahsiyetlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sığınmalarını rica ederiz. Şahsi emniyetleri kanunun teminatı altındadır.
          Müttefiklerimize, komşularımıza ve bütün dünyaya hitap ediyoruz. Gayemiz, Birleşmiş Milletler Anayasası'na ve insan hakları prensiplerine tamamen riayettir. Büyük Atatürk'ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' prensibi bayrağımızdır.
          Bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadıkız. NATO ve CENTO'ya inanıyoruz ve bağlıyız. Düşüncemiz 'Yurtta sulh, cihanda sulh'tur.

                -Meclis feshedildi. Yeni anayasa ve demokratik müesseselerin kurulması hazırlığına başlanıldı. Milli Birlik Komitesi Başkanı Org. Cemal Gürsel, radyodan Millete seslendi:
        "Aziz Türk Milleti,
          Bir aydan beri memlekette cereyan eden ve milleti süratle korkunç buhranlara sürükleyen hadiseleri biliyorsunuz. Bu gidişin memleketi kanlı bir kardeş kavgasına da götürmekte olduğunu her aklı başında vatandaşın takdir ettiğine kaniyim. Dünya ahvali her gün biraz daha kötüye doğru giderken, hususi politika ihtirası yüzünden vatanımızın maddeten ve manen perişanlığa sürüklenmesi vicdan sahibi bütün vatandaşları dilhun (yüreği kanayan) etmektedir. Bu hal nereye kadar gidecek? Bu feci akibete hissiz ve alakasız, seyirci mi kalmak lazım? İşte vatandaşlarım, bu ahvali ıstırap içinde aylardan beri düşündüm ve bu zevata çıkar yolları gösterdim. Fakat onlar kapıldıkları politika ihtirasının, şuurlarına verdiği bozukluk dolayısıyla dinlemediler ve işi zorla yürütmek sevdasına düştüler.
          Çıkarılan kanunlar, takip edilen hareketler Türk Milleti'ni zincire vurmak kastında olduklarını gösteriyordu. Bu asırda böyle bir idarenin, böyle bir hareketin olabileceğini zannetmek Türk Milleti'ni hissiz bir sürü olarak kabul etmek demektir.
Hayır vatandaşlar, Türk Milleti hissiz bir sürü değil, belki bir çoğu okuma yazma bilmez, fakat atavik bir intikalle daha çok okumuş yazmış milletlerden daha çok fikri selime, aklı selime, vicdan ve vakara sahiptir. İşte bu düşünceler ve mülahazalarla bu feci gidişe son vermeye karar verdim ve devletin idaresine el koydum.
          Derhal bütün vatandaşlara şunu ifade etmek isterim ki, asla bir diktatör olmak hevesinde değilim. Bütün emelim bu memlekette temiz, dürüst bir demokratik nizam kurmak ve devletin idaresini milletin iradesine terk etmektir. Bana inanınız ve güveniniz. Bütün milletin benimle beraber olduğuna inanıyorum. Bazı menfaatperestler, midesini ve vicdanını paraya bağlamış olanlar bu hareketimize karşı teşebbüslerde bulunmaya yeltenebilirler. Fakat onlara asla müsamaha edilmeyeceğini vatandaşlarıma temin ederim. Kötü ruhlu olanlardan bile memleketin bu nazik anında, az olsun vicdanlarını harekete geçirerek çalışmalarımıza yardım etmeser bile, engel olmamalarını isteriz. Tekrar bana güvenmenizi, inanmanızı isterim ve sizleri sonsuz muhabbet ve saygıyla selamlıyorum." 

    28 Mayıs: Cumhurbaşkanı Celal Bayar istifa etti.

                    -1. Milli Birlik Komitesi Kabinesi açıklandı. Kabinede 3 asker ve 14 sivil yer aldı.

Başbakan ve Milli Sav. Bk. : Org. Cemal Gürsel 
Devlet Bakanı : Kamil Artus 
Devlet Bakanı : Şefik İnan 
Adliye Bakanı : Abdullah Gözübüyük 
İçişleri Bakanı : Tümg. M. İhsan Kızıloğlu 
Dışişleri Bakanı : Selim Sarper 
Maliye Bakanı : Ekrem Alican 
Milli Eğitim Bakanı : Prof. Fehmi Yavuz 
Bayındırlık Bakanı : Daniş Koper 
Ticaret Bakanı : Cihat İren 
Sağlık Bakanı : Prof. Nusret Karasu 
Gümrük Bakanı : Fethi Aşkın 
Tarım Bakanı : Feridun Üstün 
Ulaştırma Bakanı : Tuğg. Sıtkı Ulay 
Çalışma Bakanı : Prof. Cahit Talas 
Sanayi Bakanı : Muhtar Uluer 
Turizm Bakanı : Zühtü Tarhan 
İmar ve İskan Bakanı : Orhan Kubat 

                    -Prof. Sıddık Sami Onar Başkanlığı'nda toplanan Profösörlen Kurulu '27 Mayıs'ın meşru olduğu hakkında rapor verdi.

    30 Mayıs: DP İçişleri Bakanı Dr. Namık Gedik, tutuklu bulunduğu Harp Okulu'nda pencereden atlayarak intihar etti.

    1 Haziran: İnönü, Ankara'da yaptığı basın toplantısında, 'Ordunun harekatından haberdar olmadığını' belirtti.

    12 Haziran: İhtilali gerçekleştiren üst rütbeli subayların oluşturduğu 'Milli Birlik Komitesi'nin 1 sayılı kanunu ile Anayasa'nın bazı maddeleri kaldırıldı ve bu suretle TBMM feshedildi. TBMM'nin bütün hak ve yetkileri, Geçici Anayasa gereğince Milli Birlik Komitesi'ne devredildi. Milli Birlik Komitesi üyelerinin adları açıklandı.

Başkan : Orgeneral Cemal Gürsel  
Üyeler : Ekrem Acuner Fazıl Akkoyunlu 
 Refet Aksoylu Mucip Ataklı 
 İrfan Baştuğ Rıfat Baykal 
 Emanullah Çelebi Ahmet Er 
 Orhan Erkanlı Vehbi Ersu 
 Numan Esin Suphi Gülsoytrak 
 Orhan Kabibay Kadri Kaplan 
 Mustafa Kaplan Suphi Karaman 
 Muzaffer Karan Kamil Karavelioğlu 
 Osman Köksal Münir Köseoğlu 
 Fikret Kuytak Sami Küçük 
 Cemal Madanoğlu Sezai Okan 
 Muzaffer Özdağ Fahri Özdilek 
 Mehmet Özgüneş Selahattin Özgür 
 Şükran Özkaya İrfan Solmazer 
 Şefik Soyyüce Dündar Taşer 
 Haydar Tunçkanat Alparslan Türkeş 
 Sıtkı Ulay Ahmet Yıldız 
 Muzaffer Yurdakuler  

    21 Haziran: Milli Birlik Komitesi, TBMM binasında çalışmalarına başladı.

    22 Haziran: Emekli Oramiral Fahri Korutürk, Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliğine atandı.

    24 Haziran: MBK üyeleri törenle yemin ettiler.

    30 Haziran: Geçici Anayasa'nın 6. Maddesine göre MBK tarafından seçilen 1 Başkan ve 30 üyeden meydana gelen 'Yüksek Soruşturma Kurulu' toplandı.

    4 Temmuz: Siyasi partilerin, taşra teşkilatları kapatıldı.

    12 Temmuz: Celal Bayar, vatana ihanet suçundan Yüce Divan'a sevk edildi.

    24 Temmuz: Basın Ahlak Yasası yürürlüğe girdi.

    29 Temmuz: Eski Başbakanlardan Hasan Saka (doğ: 1886) öldü.

    3 Ağustos: 235 general ve amiral emekliye sevk edildi. Bu olay 'Eminsular' adıyla anılır.

    12 Ağustos: MBK'nin kabul ettiği kanunla, MBK'nin çıkardığı kanunların geçici olmadığı kabul edildi. Kanundan geçici kelimesi çıkartıldı.

    15 Ağustos: Zürih ve Londra Antlaşmaları'na dayanılarak Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Kıbrıs'ın Cumhurbaşkanı Rum, Yardımcısı Türk olacaktı.

    16 Ağustos: Antlaşmalar gereğince bir Türk Alayı büyük bir törenle Kıbrıs'a çıktı. 82 yıl sonra ilk defa Türk askeri Kıbrıs'a ayak basıyordu.

    25 Ağustos: MBK 10 Bakanı görevinden azletti. 2. MBK Hükümeti kuruldu.

    11 Eylül: MBK üyesi ve Ankara Valisi Gen. İrfan Baştuğ, İstanbul-Ankara yolunda trafik kazasında öldü.

    26 Eylül: Celal Bayar, tutuklu bulunduğu Yassıada'da, bel kemeriyle intihara teşebbüs etti.

    29 Eylül: Demokrat Parti, mahkeme kararıyla kapatıldı.

    7 Ekim: Yüksek Adalet Divanı üyeleri Ankara'dan ayrılarak Heybeliada'ya yerleştiler.

    14 Ekim: Yassıada duruşmaları başladı. 587 sanık ve 1063 tanık dinlendi. Divan kararlarına göre 15 kişi ölüm cezasına, 31 kişi müebbet hapis cezasına, 418 kişi çeşitli cezalara çarptırıldı. 123 kişi beraat etti. MBK 15 ölüm cezasından 4'ünü onayladı. Bayar'ın cezası yaş haddinden dolayı müebbet hapse çevrildi. 3 ölüm cezası infaz edildi. Diğer 12 ölüm cezası ise müebbet hapse çevrildi.

    23 Ekim: Genel Nüfus sayımı yapıldı. Nüfusumuz: 27.754.820

    27 Ekim: Üniversite öğretim üyelerinin affına ve yer değiştirilmelerine dair kanun kabul edildi. Sonradan 147'ler olarak adlandırılacak olan 147 öğretim üyesi (profesör, doçent, asistan) görevlerinden uzaklaştırıldı.

    9 Kasım: Emekliye ayrılan subayların, istekleri halinde öğretmenliğe atanabilmelerine dair kanun kabul edildi.

    14 Kasım: 14 MBK üyesinin görevlerinden affına dair kanun kabul edildi.

    15 Kasım: MBK, 'Dışişleri Bakanlığı Kuruluşu' hakkındaki kanuna ek olarak kabul ettiği kanunla, Dışişleri dış teşkilatında 14 Müşavirlik kurdu ve Komitedeki görevlerinden alınan 14 üye, en az 2 yıl yurda dönmemek üzere bu Müşavirliklere atandı. Bu kişiler ondörtler olarakda adlandırılırlar.

Alparslan Türkeş : Yenidelhi 
Orhan Kabibay : Brüksel 
Orhan Erkanlı : Meksika 
Münir Köseoğlu : Stockholm 
Mustafa Kaplan : Lizbon 
Muzaffer Karan : Oslo 
Şefik Soyuyüce : Kopenhag 
Fazıl Akkoyunlu : Kabil 
Rıfat Baykal : Tel-Aviv 
Dündar Taşer : Rabat 
Numan Esin : Madrid 
İrfan Solmazer : Lahey 
Muzaffer Özdağ : Tokyo 
Ahmet Er : Trablusgarp 

    4 Aralık: Bir süredir hasta olan Başkan Gürsel'in rahatsızlığı arttı.

    14 Aralık: İstanbul Boğazı'nda Yugoslav ve Yunan bandralı iki tanker çarpıştı. İstanbul, büyük bir tehlike atlattı.

    19 Aralık. İskenderun'da Atatürk Anıtı saldırıya uğradı.

    30 Aralık: CHP, aralarında İnönü'nünde olduğu 49 'Kurucu Meclis' üyesini seçti.